Nhl 2005
Amerikalılar Avrupalı toplumlarla karşılaştırıldığında özellikle spor konusunda işin ticari anlamda suyunu çıkarma konusunda epey tecrübeli bir toplum olarak kabul edilebilir. Bu yüzden NBA, NHL ve NFL gibi organizasyonlarda aslen sportif amaçlı aktiviteler, amacının dışında gösteri (show) havasına bürünüyor. Reklamlara, tanıtıma, organizasyona ve gösterişe verilen önem de doğal olarak ilgiyi arttırıyor. Nasıl basketbol deyince akla ilk gelen şeylerden biri Amerikan Ulusal Basketbol Ligi NBA ise, Buz hokeyi için de aynı sorunun cevabı NHL olacaktır. Nitekim bu spor Avrupa´da da yaygın bir biçimde oynansa da sonuçta bu kıtada sivrilen ve göze çarpan oyuncuların birkaç sene içerisinde okyanusun karşı kıyısına geçtikleri tartışılmaz bir gerçek.
NHL liginin bir başka ilginç yanı bu ligde Amerikan takımlarının yanı sıra Kanadalı takımların da bulunmasıdır. Bu da organizasyonun uluslararası boyutu hakkında da fikir sahibi olmamızı kolaylaştıracaktır.
Ülkemiz açısından baktığımızda buz hokeyi kendisine çok büyük seyirci kitleleri çekmeyi başaramasa da küçük bir fan kitlesi barındırıyor dersek sanırım yanlış olmaz. Çoğumuz belki farkında değil ama Türkiye´de İzmit´te ve Ankara´daki pistlerde kıran kırana geçen maçlarıyla uluslararası arenada resmen tanınan ve kabul edilen bir buz hokeyi ligimiz ve bir buz sporları federasyonumuz var. Ancak tanıtımdaki eksiklikler ve diğer olanaksızlıklar bu sporun yeterince tanınmasının karşısındaki en büyük engeller. Basınımızın da futbol dışında pek bir şeye ilgi duymamasından dolayı buz sporlarıyla ilgili haberleri ancak orta sayfaların ücra köşelerinde bulabiliyoruz. Örneğin; İzmit´teki buz sahasının depremde morg olarak kullanılması ya da Ankara´daki Belpa pistinin Tedaş borçları yüzünden elektriğinin kesilip havuza dönüşmesi yüzünden geçici olarak kapatılması gibi.
İşin oyun kısmına dönsek iyi olacak gibi. Her sene olduğu gibi EA Sports´un seri haline dönüşmüş yapımları sonbahar aylarında yeni temsilcileriyle bir bir ortaya çıkmaya başladı. EA bu sene de yine geleneği bozmadı ve NHL 2005 ve Tiger Woods serisini ilk olarak piyasaya sundu. NHL 2005 beraberinde epey değiştirilmiş bir fiziksel motor, daha detaylı grafikler ve ses düzeninin yanı sıra yeni NHL sezonunun takım kadrolarını içeriyor. Tabi buna oyunu tercih sebeplerimizden biri olan EA Trax´in seçtiği birbirinden güzel müzik altyapısını da eklediğimizde tablomuz tamamlanmış oluyor.
Öncelikle değiştirilen fiziksel motordan bahsetmek gerekiyor. NHL serisi neredeyse her sene belirgin oynanış değişikleri içeren yepyeni bir altyapıyla geliyor. Bu değişimlerin ardında aslen yapımcı EA Sports Canada´nın bu sporun ruhunu tam olarak hissettirebilen iyi bir fiziksel motor oluşturamamasının da payı var. Nitekim buz hokeyinin diğer sporlarla karşılaştırıldığında sanal ortama aktarılması biraz daha zor görünüyor. Üstelik bunu yaparken sporun özünü ve gerçekliğini korumanız ve aynı zamanda eğlenceli ve oynanabilir bir yapım ortaya çıkarmanız gerekiyor. Ancak yapımcının şu ana dek bu sentezi mükemmel bir biçimde gerçekleştirebildiğini söylemek güç. Yeni yapımda da yine bahsettiğimiz mükemmelliğe bir şekilde ulaşılamasa da belirgin bir yol kat edildiği görülüyor.
NHL 2005´in yeni fiziksel altyapısı çok daha serbest ve kontrol edilebilir bir yapıya dönüşmüş. Oyuncu hareketleri, pak ve sopa uyumu ve buz üzerindeki kontrol serinin bir önceki yapımıyla karşılaştırılamayacak kadar geliştirilmiş. Yeni yapımda estetik açıdan da oyunun bütünlüğü korunmuş görünüyor. Ayrıca her ne kadar ayarlanabilir olsa da varsayılan oyun temposunun arttırılması oyuncuyu sürekli bilinçli ve dikkatli olmaya zorluyor. Bunun dışında oyun içerisindeki tempo sahada olan oyuncu grubunuzun durumu, yetenekleri ve belirlediğiniz stratejiye göre zaman zaman inişli çıkışlı bir hal alıyor. Öyle ki savunma odaklı oyun kurduğunuzda ya da hücum ağırlıklı oyun planında bu değişimi belirgin bir şekilde hissetmek mümkün.
Yapımda hemen dikkat çekebilecek bir başka unsur da attırılan şiddet dozu olacaktır. Önceki yapımlarla karşılaştırıldığında yeni oyun özellikle yapay zekanın sert oyun anlayışı nedeniyle zaman zaman sportif bir faaliyetten çok sokak dövüşlerine dönüyor. Hokeyin oynanış kuralları çerçevesinde bir miktar sertlikten bahsetmek mümkün ama yeni oyunda sanki bu sınırlar sonuna kadar zorlanmış gibi görünüyor. Özellikle yüksek zorluk seviyelerinde yapay zeka ne kanatlardan ne de orta alandan size geçit vermiyor. Bu yüzden önünüzde iki seçenek bulunuyor; ilki sertliğe karşı aynı şekilde cevap vermek, ikincisi ise oyuncularınızın kişisel becerilerine güvenerek çok paslı ancak planlı bir takım oyunu ortaya koymak.
Hakemler ´body check´ denilen ve vücut yoluyla yapılan engellemeleri oyun kuralları çerçevesinde kabul ediyor. Ancak kaleciyle karşı karşıya kalabilecek bir oyuncuyu elinizdeki sopayla kancalarsanız ve hakem bunu net bir biçimde görürse ceza kabini ya da orijinal deyimiyle ´sin bin´ (günah kutusuna) gönderilmeniz kaçınılmaz oluyor.
Dikkat edilmesi gereken bir başka önemli konu ise hokey oynadığınızı asla unutmamak. Bunu söylememin nedeni özellikle Türkiye´de bu oyunu futbol tarzı oynayan oyun severlere rastlamam (aslında pek hokey karşılaşması izleme imkanı bulmayan bir toplum için olağan bir durum). Yani düz bir mantıkla kanatlardan kale önüne pas atmak, oyunculardan sıyrılmak gibi stratejiler her zaman işe yaramayabiliyor. Özellikle de üzerinize buzda serbestçe kayarak gelen ve sizi sahadan silmeye hazırlanan tam donanımlı bir oyuncu ve bunu görmezden gelebilecek bir hakem varsa.
Buz hokeyinde bu spora özgü standart olarak kabul edilen bazı hücum ve savunma stratejileri bulunuyor. Oyuncular bu taktikleri uyguladıklarında çok daha az zorlanacaklardır. Bunlara örnek vermek gerekirse hücum için ´behind the net´ (kale arkası) ve ´crush the net´ gibi etkili stratejiler var. Tabi yetenekli oyuncularınızla (sniper) kalecinin bıraktığı küçük boşluklara uzaktan etkili atışlar da denemek sizin elinizde. Hokeyde bulunan hemen hemen tüm stratejileri oyun içerisinde ´Strategies´ sekmesinden öğrenip maçlarda uygulamak mümkün.
Kullanıcı kontrolleri de bu yeni oyunda değiştirilmiş. Bu önceki oyuna alışmış serinin takipçisi oyunseverler için bir olumsuzluk olarak görünebilir. Ancak arzu edilirse kontrolleri alıştığınız şekilde ayarlamak mümkün. Ancak burada getirilen bazı sınırlamalara da katlanmak zorundasınız (Ctrl gibi tuşları atayamamak gibi). Bunun dışında yeni fiziksel altyapıyı yönlendirmek için oyunda yapabileceğiniz hareketler için birçok tuş bulunuyor. Bir başka kullanıcı dostu değişim de ´Open Ice Support´ eklentisi olmuş. Bu sayede pak´ı bulunduran oyuncunuzu bir tuş kullanarak geçici olarak yapay zekanın kontrolüne bırakıp takım arkadaşını yardım etmesi için kendi kontrolünüze alabilmeniz. Bu eklenti oyunda bize göre büyük bir eksikliği gideren kayda değer nitelikte olan ve dahası kolayca alışılabilen bir özellik. Ayrıca yeni yapımda oyun içerisinde numpad´de bulunan tuşları strateji değişimi için kullanıyoruz. Bunlar dışında oyuna alışma süresi neredeyse tamamen değişen klavye kontrolleri sebebiyle nispeten ortalamanın üzerinde.
Oyunda bir önceki yapımdan tanıdığımız takımı çok detaylı bir biçimde yönetebildiğimiz Dynasty Mode´a ek olarak ´World Cup´ seçeneği eklenmiş. Avrupa ve Amerika´dan seçkin milli takımlarından birini seçerek dünya kupasına ulaşmaya çalıştığımız bu mod oyuna yine farklı bir tat katmış. Bunun dışında olmazsa olmazımız NHL ligine ek olarak yine diğer birçok Avrupa ligi de oyundaki yerini bir kez daha almış. Son olarak yapımcı oyunun oynanılabilirlik süresini uzatmak adına ´FreeforAll´ adlı ilginç bir modu yeni yapıma eklemiş. Bu modda tekil ya da çoklu oyuncu sekmesinde belirli bir süre zarfında en çok golü atmayı ya da en çabuk belirlediğiniz gol sayısını ulaşmaya çalışıyorsunuz. Bu modda özellikle kaleciyle teke tek kaldığınız durumlarda kullanmak üzere çeşitli stratejiler geliştirmek üzere pratik yapmak mümkün. Üstelik işe mizah katmak için oyuncuların kafaları bu moda balon gibi büyük gösteriliyor. ´FreeforAll´ eklentisi oyun severlere arkadaşlarıyla eğelendirici şeyler yaparak vakit geçirme imkanını sunuyor. Sanırım teknik özelliklerden de bahsetmeliyiz.
Grafiklere baktığımızda her ne kadar çok büyük bir evrimden bahsetmek imkansız olsa da bir önceki yapımdaki detay seviyesinin belirgin bir biçimde attırıldığını görmek mümkün. Özellikle kaplamalara gösterilen özen kendisini hemen belli ediyor. Oyuncular önceki yapıma göre çok daha net ve detaylı mimiklere sahipler. Örneğin sakatlanan bir oyuncunun yüzündeki acı ifadesi, hakemle tartışan kaleci, gol atmış oyuncuların sevinçleri gayet güzel görünüyor. Saha ve taraftar animasyon ve efektlerinde de bazı düzeltme ve iyileştirmelerden bahsetmek mümkün. Oyuncuların yanı sıra hakemi, takım koçunu ve bekleyen diğer oyuncuları de oyun içerisinde aktif bir biçimde görmek mümkün.
EA Sports´dan gelen yapımlarda görmeye alışık olduğumuz parodilere bu kez NHL´de rastlamak mümkün. Bazı takımlar kendilerine ait özel animasyon gösterileri sunuyorlar. Örneğin yanlış hatırlamıyorsam Calgary takımı koca dişli dev bir aslan kafasının içerisinden sahaya giriş yapıyor. Bunun yanında bazı küçük ancak hoş detaylar da görmek mümkün. Önceki maçta sakatlanan oyuncunuz takım elbisesiyle bench´e gelip takım arkadaşlarını desteklemesi gibi... Bunun yanında 2003 ve 2004 de bulunan kavga modu da tansiyonu yükseltmek ya da karşınızdakine iyi bir ders verebilmeniz için iyi bir seçenek. Her ne kadar her iki takımda birer oyuncusunu kavga sonunda kaybetse de eğer ev sahibiyseniz seyirciyi bu yolla olağanüstü bir biçimde ateşlemek mümkün.
Yeni menü ve arabirim hakkında da birkaç şey söylemek gerekirse, bu kez farklı bir tarzda olmasına rağmen gerek görsel gerekse kullanışlılık açısından gayet güzel olduğunu belirtmekte fayda var. Ancak bütün menü sisteminin altından girip üstünden çıkmamıza, her yerini aramamıza rağmen oyuncu yaratma seçeneğini bir türlü bulamadık. Resmi teknik veriler de zaten bunu doğruladı. Açıkçası benim gibi birçok oyuncunun kullandığı bir özelliği oyundan çıkarmaları pek iyi olmamış. Çünkü NHL serisini EA Sports´un diğer serilerinden ayıran en önemli özelliği oyunun aynı zamanda hem spor, hem de menajerlik öğelerini barındırması. Bu tür öznitelikleri taşıyan bir yapımdan küçük de olsa bu detayı görememek açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattı. Yine de yapımcı EA Canada bu kez takım kurmanızı sağlayan bir seçeneği ekleyerek bu özelliği ön plana çıkarmaya çalışmış görünüyor.
Ses ve müzik altyapısı serinin her yapımında olduğu gibi bu oyunda da can alıcı noktalardan biri. Her ne kadar yapımda sadece 2 ve 4 kanal ses desteği bulunsa da kaliteli çevresel sesler bu eksikliği gideriyor. Her zaman olduğu gibi çarpışmalardaki ses efektleri ve buzdan gelen sesler son derece detaylı. Ses konusunda bu sene gördüğümüz değişiklik ise ´on-ice sound´ adlı eklenti. Bu seçenek aktif olduğu zaman oyuncuların saha içi seslerini daha detaylı bir biçimde duymak mümkün. Bu sayede yapımcı oyuncuyu kendi yönettiği maçı TV´den izlermiş hissini yok edip oyuncuyu saha içinde gerçek ortama sokmayı planlamış. Tabi bu eklentiyi kullanmanın bir maliyeti de var. Bu özellik aktifken maalesef sunucuların maç anlatımından mahrum kalmak durumundasınız. Sonuçta seçim tamamen size ait, ses ayarlarından ´on ice sound´u kapatırsanız maç yorumcularını yine dinleyebilirsiniz.
Müziklere gelince EA Sports Trax NHL 2005´ile yine birbirinden güzel (ve oyunu kavramsal yapısına uygun, genel olarak punk-rock tarzı) müziklerle geliyor. 9 parçadan Göze çarpanlar Letterkills "Radio up", Lola Ray "Automatic Girl" ve Franz Ferdinand "Take me out". Bu parçalar haricinde oyunda kısa jingle´lar halinde birçok parçadan da yararlanılmış. Sonuç olarak gerçek 5.1 desteğinden yoksun olmasına rağmen sesler ve müzikler türünün oyun severlerini kesinlikle tatmin edecektir.
Son olarak Multiplayer seçeneklerini de yeni yapımın gözde özelliklerinden biri olarak kabul edebiliriz. Ancak Electronic Arts firmasının prensipte birçok yeni oyunda uyguladığı gibi oyunun yerel ağdan oynanması için bile internet bağlantısı ve sistem üyeliği gerekiyor. Multiplayer kısmı bir oyundan bekleyebileceğiniz bütün teknik özelliklere ve kullanışlı bir arabirime sahip. Bu kısımda bütünleşik bir messenger platformu bulmak ya da büyük bir turnuva gerçekleştirmek için her türlü olanak elinizde.
Yapımın sistem ihtiyaçlarının da yine olabildiğince sade tutulduğunu görüyoruz. Resmi verilerde 800 mhz işlemci 128 MB RAM 32 MB Ekran kartı, 1.5 GB HDD alanı minimum oynanılabilir seçenek olarak gösterilmiş. Test sistemimiz P4 2.8E, 512 RAM, 128 MB FX5600 konfigürasyonuna sahipti ve yapımı hiçbir sorunla ya da yavaşlıkla karşılaşmadan yüksek bir kare sayısıyla rahatça oynamak mümkün oldu.
Sonuçta NHL 2005 türünün meraklıları için kesinlikle tercih edilecek bir yapım. Yeni başlayanlar için ise alışma süresi çok uzun ve zorlayıcı bir hal alabilir. Gerek görsel ve müziksel altyapısı gerekse sunduğu diğer özellikleriyle gelecek seneye kadar rakipsiz bir oyun duruyor karşımızda. Gelecek seneki rakibinin yine NHL 2006 olduğunu söylemeye aslında pek de gerek yok gibi. Ama yine de bazı grupların bu tür bir oyun için çalışmalar başlatabileceği duyumları da basında yer alıyor. Ancak sıfır noktasından başlayacak yapımcılar karşılarında tecrübeli büyük bir rakibin de durduğunun farkında olmalılar.
