Dünyanın O´ndan öğreneceği çok şey var
İstanbul İlim ve Kültür Vakfı (İİKV) tarafından ´İnsanlık Onuruna Layık Bir Dünya İnşasında Adaletin Yeri´ konulu sempozyum, dün İstanbul Gösteri Merkezi´nde başladı. Otuz ülkeden yüzü aşkın bilim adamının katıldığı sempozyumda, üç büyük dinin yanı sıra Budist dünyadan da çok sayıda din ve bilim insanı tebliğ sundu. Bilim ve fikir adamları, genelde dinlerin ve İslam´ın, özelde ise Kur´an´ın çağdaş bir yorumu olan Risale-i Nur Külliyatı ışığında "yaşanılabilir bir dünyanın inşasında adaletin rolü ve değeri"ni tartıştılar. Sempozyumun ilk gününde açılış tebliğini İngiltere Durham Üniversitesi´nden Prof. Dr. Colin Turner yaptı. Bediüzzaman Said Nursi´nin ütopyacı değil gerçekçi olduğuna işaret eden Turner, onun yolunun inancın bireysel seviyede tekamülünü öngördüğünü kaydetti. Turner, "Bugün Müslümanlar, Hazreti Peygamber´in altın çağını yeniden var edebilmek için Medine hayalleri kuruyor. Ama bunu yaparken, gerçek adalet dersinin öğretildiği Mekke döneminin zorluklarını da istemiyorlar. Bu anlamda Bediüzzaman, bizi Mekke´ye geri çağırıyor. Çünkü Mekke tecrübesi yaşandı mı Medine kendi başının çaresine bakacaktır" dedi.
SAİD NURSİ´YE KULAK VERMELİ
Sempozyumda en ilgi çeken tebliği Almanya Hildesheim Üniversitesi Prof. Dr Ian Kaplow sundu. Ben bir Yahudiyim ve bir Müslüman olan Said Nursi´yi anlamaya çalışıyorum diye başlayan Kaplow, "Said Nursi eserlerinde öyle bir dil kullanmış ki farklı geleneklerden gelen biri bile onu anlayabiliyor. Özellikle dinler arası diyalog açısından karmaşanın ve felaketlerin yaşandığı bir dönemde eserlerini yazımı ve barışçı bir dil kullnamış" dedi.
Said Nursi´nin kendisini çok etkilediğini söyleyen Kaplow, "Said Nursi´nin ´hiçbir şart altında, bir kişinin hakkı hiçbir şey için feda edilemez´ sözü, adaletle ilgili olarak doğu için de batı için de evrenselleştirilebilecek bir prensip. Bütün dünyanın barış ve adalet konusunda Said Nursi´den öğreneceği çok şey var" diye konuştu. Rus Bilimler Akademisi´nden Prof. Dr. Dmitri Vasilyev, Türkçe sunum yaptığı sempozyumda "Bu çağda en çok ihtiyaç duyduğumuz barış sesi, Said Nursi´den gelmekte ve o bütün dinlere ortak hareket etmelerini öğütlemektedir" diye konuştu. Singapur Üniversitesinden Chen Huihui Joyce ise Said Nursi´nin dünyanın ilginç bir tarih dönemecinde yaşadığına dikkat çekerek, "Said Nursi inanan insanların ezildiği bir dönemde yaşadı ve ezilmiş Müslüman halkları için bir ışık kaynağıydı" dedi. İngiltere medyasının önemli isimlerinden Prof. Dr. Nora Şerif ise "Batılılar İslam hakkında kötü kanaate sahip olmasında medyanın büyük rolü var. Eğer Batı Said Nursi´nin barışçı ve adaletten yana olan sesine kulak verirse bu yanlış kanaatin değişeceğine inanıyorum" dedi.
YENİ ŞAFAK
