İslam ve Sanat
TOPLUM İÇİN SANAT
İslam ve sanat...Son zamanlarda sömürgeci uluslar karşısında verilmeye çalışılan mücadelemizde göz ardı edilen , öncelik sıralamalarında gerilere düşen bir konu...Halbuki bir zamanlar - pek çok konu gibi bu konuda da - İslam Alemi ileride idi.Sonra gerileme, yıkılış ... ve günümüz.Taklit, aşağılık duygusu ve yozlaşma ... gibi bir çok kavram karmaşasının Müslümanların hayatına girdiği günümüzde genel bir uyanış var İslam Toplumunda ...Bu dolayısı ile sanat alanına da - yavaş yavaş ta olsa -yansımaya başladı...İslam ve sanat kavramlarını incelerken başta şunun altını çizmek gerekir :İslam´da sanat toplum için vardır.Ve sanat topluma hizmet ve onu ileri götürmek için kullanılmalıdır...!Aşağıda İki İslami derginin sanat ile ilgili sayılarından , bazen birbirine zıt olan görüşler derledik...Belli bir sonuca varıp karar vermek ise okuyucuya aittir...!
İSLAM VE SANAT
Rabbim sanatı nasıl yasaklayabilir ki...Bir kere O En büyük sanatçı ...Musavvir sıfatı ne demektir ki..En güzel şekil veren, tasvir eden...!O´nun şekillendirdiği hangi canlı-cansız şey bir sanat eseri ve teknoloji harikası değil ki...!?
Ama günümüzde bile hala insanlar Putlara taparken - Budist, Hinduist ve en başta Hıristiyanlar kiliselerini Heykellerle doldurup onların önünde ruku...vs ile ibadet eder, yanlarında küçük çarmıhlı İsa heykelleri taşırken ...- heykeller için " Nasıl bu çağda hala yasaklanabilir ?" diye asla soramayız ...Cünkü İslam " Kötülük kadar kötülüğe götüren yolları da yasaklamıştır !"
Bir çok gazete arka sayfa güzeli diye bilmem kaç milimlik kağıta çıplak kadın resmi koyup satarken, bir çok sex resmi ile dolu dergi hala insanların almasına neden olunan bir özelliğe sahipken ...-Ve bunlara bakıp eşini beğenmeyenler, etrafına saldıran mütecavizler ...varken - , dikkat lütfen ; doğa,tabiat ...değil, başta kadın ve erkek olmak üzere resimlerin bazılarına İslami fetva hala cevaz vermezse .. burada sorunu İslam´da mı aramak gerekir yoksa , "Hala bu çağda " pagan ürünü ibadet ve hayat tarzı yasayan bir çok ülke ve milyarlarca insanlarda mı...!?Asıl mesele eğitim ve bilinc sorunudur..İnsanlık uzaya çıkmış olabilir ama hala şirk içindeler hala ortaçağ zihniyetinden kurtulamadılar ...
Soru şu olmalı :İslam hangi , insanı insanlık sıfatından çıkarmayan , sanat dallarına izin vermiştir! Delileri tedavide kulanılan sanat musikisinden , günümüzde insanı delirten - hatta hayvanlaştıran - müzik dallarına ...gelinen ve gidilen yol nereye ve daha ne zamana dek...! Eren Kutlu
İSLAM VE SANAT
İlkadım Dergisi´nden
[Linkleri görebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Kanka.net üyesi olmak için burayı tıklayınız.]
İslam dini her zaman, her devirde geçerli, normal her insanın anlayabileceği, zorlanmadan uygulayabileceği çok sâde hükümler içeren bir nizamdır. Korkutmayı değil müjdelemeyi, zorlaştırmayı değil kolaylaştırmayı, nefreti değil sevgiyi, büyüklenmeyi değil tevazuyu tavsiye eder. Herkesi gücünün yettiği kadarından mesul tutar, insanlar arasında âdil bir paylaşımı öngörür.
Yemede, içmede, giyim ve kuşamda, iş ve sözde, kullanılan her türlü eşyada, hülasa her hususta sâdelik ister, lüks, israf ve gösterişten meneder.İslam, bunaltan, nefret ettiren, tahakküm eden katı kuralları olan bir din değil, dağınıklıktan, başıbozukluktan, bencil zararlı davranışlardan koruyan, bütünleşmeyi, güçlenmeyi, karşılıklı sevgi ve saygıyı, hukuku, huzur ve emniyeti sağlayan, haksız kazanımlara fırsat vermeyen bir disiplin dinidir.
İslam dininde katı bürokrasi kuralları, sıkıcı, bunaltıcı gülünç teşrifat kuralları da yoktur. Herşey fıtrata uygundur, tabiidir. Yapmacık söz ve davranışlardan asla hoşlanılmaz.İşte İslam toplumunda ferdî, ailevî, toplumsal yaşantı, beşerî münasebetler, iş ve sanat hayatı bu tabii, fıtrata uygun bir ortamda, sağlıklı bir disiplinle âhenkler cümbüşü içinde cereyan eder.
Şu husus bilinen bir gerçektir ki, kişi ve toplumların inancı, ahlakı değer verdiği, kendisini bağlayıcı kabul ettiği ve bu doğrultudaki yaşantısı onların, düşüncesine, söz ve işine, sanat ve mesleğine, yapacağı her türlü seçime etki eder.Ondan dolayıdır ki inancı, yaşantısı, değerleri farklı toplumların meydana getirdiği sanat, edebiyat, mimarî eserler, kültür ve medeniyetler de çok tabii olarak farklılıklar arzetmektedir.
Ayrıca, aynı inancı, aynı değerleri paylaşan, aynı ortamda yaşayan, aynı kültür ve medeniyete sahip kişilerin zevk, anlayış, kavrayışları ruh yapıları ve kabiliyetleri farklı farklı olduğundan meydana getirdikleri sanat, edebiyat ve benzeri eserler genelde aynı özelliklere sahip olmakla beraber, özelde bir kısım farklılıklar oluşturmaktadır ki, bu husus da o toplumun, o medeniyetin zenginliklerindendir.Araştırmacılar sanat eserlerini, kültür ve medeniyetleri değerlendirirken yukarıda zikri geçen hususlara dikkat etmek durumundadırlar. Aksi takdirde sağlıklı bir değerlendirme yapamazlar.
Mesela, müslümanların insan resim ve heykelinin yapılması hususuna bakış açısını bilmeden İslam sanatı hakkında en azından bu sanat kolu hakkında yapılacak bir inceleme, bir değerlendirme asla sağlıklı olamaz.Müslümanlar insan resim ve heykelinin yapılmasına pek olumlu bakmamış, uygun görmemiştir. Dolayısıyla müslümanlar arasında bu konuda yetişmiş fazla bir sanatkar ve sanat eserleri yoktur. Bu duruma bakarak, bu kolda istediği sanatkâr ve sanat eserleri bulamamak müslümanların sanata, sanatkâra önem vermediği kanaatına götürmemelidir.
İslam
