Islam Uygulamalarindan Örnekler/12.03.06

RSS Feeds

Islam Uygulamalarindan Örnekler/12.03.06


Kadınlar yalnız seyahat edemezler:
Diyanet´in yayinlarindan olan Sahih-i Buhari Muhtasari... ´nin 4.cild´inin 219.sayfasinda, kadinlarin yolculuga çikarlarken kocalarinin ya da yakinlardan birinin vesayetine muhtaç bulunduklari hususu ile ilgili su satirlari: "Islam dini kadinin ...bünye ve iradesindeki fitri za´fa mebni muayyen hususta kadini, mehariminden bir erkegin vesayetine vermistir. ki, kadinin uzak bir mesafeye gidebilmesi...için zevcin veya bir mahreminin bulunmasini sart kilmasi bu cümledendir..." (Sahih-i..., Cilt IV, sh. 219) )265.

Kadınlardan yönetici olamaz:

Diyanet´in yukarda adi geçen yayinlarinin 10. cild´inin 449.sayfasinda yer alan 1660 sayili hadis: "Mukadderatini bir kadinin eline veren millet felah bulmaz" seklinde olup Baskanligin su açiklamasini içermektedir: "Islam hukukunda amme velayeti denilen devlet teskilati riyaseti ancak erkek bir vatandas tarafindan temsil olunur. Bu, millet otoritesini temsil edecek mevkie kadin intihap edilemez. Çünkü kadinin fitrati bir çok cihetlerden bu çok agir vazifeyi deruhte etmege müsait degildir. Bunun için Islam hukukunda... devlet riyasetine intihap olunabilmesi hususunda kadin için hiçbir hak kabul edilmemistir" (Sahih-i... , Cilt X, sh. 449 ve d.)266

(Yani, deniyor ki; kadin´in kamu yöneticiligi gibi görevlere gelmesini önleyen sey yaratilisindaki eksikliktir: yani "aklen ve dinen dun" olusudur, "iradesindeki fitri za´f" tir.)

Animsatalim ki Islam´da kadin, sadece devlet baskanligina degil fakat siyasi ve idari görevlere de (örnegin kadilik, hakimlik, kaymakamlik, vs) hep bu nedenlerle layik görülmemistir. Gazali: "Yarim tanik durumunda sayilan ve erkegin hakimiyeti altina sokulan (kadin) nasil yargiç olabilir?" derken bunu anlatmak istemistir.


KADIN iMAM !...
İslam´da bir ilk: "Cuma"da kadın imam (Hürriyet 19.03.2005)

ABD´nin New York kenti İslam dininde bir ilke imza attı. Dünyada ilk kez bir kadın imam, kadınlı, erkekli cemaata Cuma Namazı kıldırdı.Namaza yaklaşık 1000 kişi katıldı.

New York´un Manhattan semtindeki St.John Katedrali´nde ilk kez kılınan Cuma Namazı, Amerikan medyasının ilgi odağı oldu. Kadınların imamlık hakkını gündeme getirdiği `Kuran ve Kadın´ kitabıyla tanınan Afrikalı asıllı Prof. Dr. Amina Vadud, namaz öncesi bir basın toplantısı düzenledi. İslam dininde kadın ve erkek eşitliğinin önemini vurgulayan Vadud, `Cuma Namazı´nı bir kadın olarak ilk kez ben kıldıracağım´ dedi. Vadud, `Bu benim için yeni bir şey değil, 10 yıl önce Güney Afrika´dan böyle bir teklif aldım´ diye konuştu. Kadın ve erkeğin ruh olarak Allah tarafında eşit olduğunu belirten Vadud, daha sonra imam mahalline geçti.

Cuma Namazı´nı organize eden `İslam Uyanış Hareketi´ üyesi Asra Numani ezan okuduktan sonra, Amina Vadud 2 saat süren Cuma hutbesi okuyup, namaz kıldırdı. Haremlik selamlık olarak ayrılan 100 kişilik cemaatin çoğunluğunu kadınlar oluştururken, başı açık olan kadınlar da saf tuttu.

PROTESTO EDİLDİ

Cuma Namazı´nın kılındığı katedralin önünde toplanan bir grup, tekbir getirerek Vadud´u protesto etti. Ancak polisler tarafından kiliseyi çeviren tel örgülerin dışına çıkarıldılar. Eylemlerine burada da devam eden protostocular, Vadud ve cemaati için, `Bunlar feminist, bu kişiler İslam´ı temsil etmiyor, homeseksüellik, pornoya ve alkole de müsaade ediyorlar´ diye tepki gösterdiler.

İslam´da kadın hakları için ayaktayız

NAMAZI organize eden eski Wall Street Journal yazarı Asra Q. Numani ise, `İslam´da kadın hakları için ayaktayız. Arka kapıyı ya da gölgeleri artık tercih etmeyiz´ dedi.

Asra Numani´nin namazı başı açık kıldığı da dikkat çekti. Amina Vadud´un iki saat süren hutbe ve imamlığından önce İslami Uyanış Hareketi üyesi Asra Numani ezan okudu.

Katedralde namaz

Amina Vadud namazı Manhattan´daki St. John Katedrali´nin Sinod Binası´nda kıldırdı. Bu gelişme karşısında ABD´li Müslüman liderler çekinceli kaldı. New York´ta faaliyet yürüten İslam´da Kadınlar
Örgütü lideri Ayşe el Adaviye, `Bu tür bir değişim toplumun içinden gelmeli. Ama bu dışarıdan zorlanıyor´ diye konuştu. Bazı çevreler de, Numani´nin yazdığı kitabın reklamını yapmak için böyle bir
organizasyon planladığını iddia ediyor.

Kadın imam tartışması

ABD´de Prof. Amina Vadud´un dün New York´ta Cuma namazı kıldırması din adamları arasında farklı yorumlara yol açtı. Bazı din bilginleri kadınların erkeklere imamlık yapamayacağını belirtirken, kadının
kadınlara imamlık yapmasında sakınca olmadığı da ifade edildi. İşte din bilgillerinin konuya ilişkin görüşleri şöyle:

Caiz değil

Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz: Kadınların erkeklere namaz kıldırması caiz değildir. Kadınlar kadınlara imamlık yapabilir. Uygulamada Peygamberimiz´den günümüzü kadar gelen uygulama böyledir. Eğer dinde yeri olsaydı Peygamberimiz dönemindeki çok mümtaz kadın şahsiyetler vardı. Sahibilerin kendisinden bilgi aldığı Ayşe gibi Fatma gibi. Onlara imamlık yaptırılırdı. Hümmü Varaka rivayeti var, ancak bu çok istisnai bir durumdur.

Sakınca yok

Eski Diyanet İşleri Başkanı Süleyman Ateş: Kadınların kadınlara imamlık yapmasında görüş ayrılığı yok. Bence bir kadın imamlık yapma şantlarına haizse, bilgi ve birikimi varsa Cuma Namazı kıldırmasında sakınca bulunmuyor.

Özel amaçlı

Prof. Dr. Zekeriya Beyaz: İslam´da Cuma Namazı kıldıran kadın örneği bulunmuyor. Kadınlar kadınlara imamlık yapabilir. Erkeklere yapamazlar. ABD´de ortaya çıkan bu olay, özel amaçlı bir teşebbüstür, diye düşünüyorum.

Erkeğe zor

Dünyanın en üst düzey İslam alemlerinden sayılan, Mısır´ın başkenti Kahire´deki El Ezher Camii şeyhi Seyid Tantavi, `Kadının vücudu özeldir. Kadınlar, kadınlara imamlık yapabilir. Ama erkeklere yaptıklarında, arkasında namaz kılanların imamlarının vücuduna bakması ve sadece ibadete odaklanması zorlaşır´ dedi.

Kabul olmaz

Ürdün´ün eski din işleri bakanı, Abdülaziz el Hayat ise, `Din büyükleri, karışık cemaatlere imamlık yapmasına izin vermemiştir. Erkeğin yanında bile namaz kılamazlar, arkalarında kılmalılar. O namazda bulunan erkeğin duası kabul olmaz´ dedi.



Afganistan´da Islam Ve Kadın
Afganistan´da kökten dinci hükümetin iktidara gelmesiyle birlikte Eylül 1992´de başkentin büyük parkında "İslam´a uygun davranışlarda bulunmadıkları için" toplu idamlar gerçekleştirildi. Bu tarihlerde Afganistan kadını da bütün haklarını kaybetti. Oy kullanma, devlet dairelerinde ve televizyon/radyolarda çalışma hakları ellerinden alındı. 1960´lı yıllarda mini etek giyen Afgan kadını tepeden tırnağa örtünmek zorunda bırakıldı. Hizb-i İslami örgütü militanları batılı gibi giyinen kadınların üzerine asit atıyordu.
Afganistan bebek ölümlerinde birinci, kadın ölümlerinde ise ikinci sıradadır. Kadın ölümlerinin en büyük nedeni, kızların çocuk yaşta, daha hamileliğin yükünü kaldırabilecek kadar gelişmeden hamile kalmalarıdır. Regl olmaya başlayan kızlar hemen evlendirilmekte ve daha çocuk yaşta hamile kalmaktadırlar.

Afgan evlerinde erkeklerin bulunacağı odalarda el işi, dantel gibi kadın varlığını anımsatacak eşyalar bulundurulmaz. Afgan erkeği karısına evden çıkarken hoşçakal demez, nereye gittiğini ve ne zaman döneceğini söylemez.

Islamcı "Taleban" rejimi altındaki Afganistan´da tam anlamı ile "Islam Seriatı" uygulanıyor. Bu uygulamanın Afgan kadınları üzerindeki etkisi ise, onları toplumda "tümüyle görünmez" kılmak.. Afgan kadınlar, "burka" ile baştan aşağı örtünmeden evden dışarı adım atamıyorlar. Sokağa çıkabilmeleri için, "burka" bile yeterli değil tek başına..Yiyecek, ilaç ve diğer güncel ihtiyaçlarını bile almak üzere sokağa çıkmaları gerektiğinde yanlarında mutlaka aileden bir erkeği "refakatçi" olarak almak zorunluğu var.

"Burka" da kadınları tam koruyamıyor, Islam şeriatının zulmünden.. Nitekim bir su birikintisinden geçerken ıslanmamak için eteğini hafifçe kaldıran bir kadının "bacaklarını gösterdiği" gerekçesi ile iki Taleban tarafından dövülerek öldürülmesi dünya basınında yer almıştı.

Afganistan´da "Islamcılar"ın iktidarı ile tüm eğitim kurumları kadınlar için yasaklanmıştır.

Uzun yıllar savaş gören bir ülke olan Afganistan´da "dul kalan" kadınların durumu bir diğer felakettir. Çalışmaları yasak olan kadınlar, hayatlarını idame ettirecek gelirden yoksundur.

Taleban, yüzde 70´i kadın olan öğretmenlerin evden çıkıp çalışmalarına da izin vermediğinden, çocukların eğitimi aksamaktadır. Halbuki, Islamcılar iktidara gelmeden önce, Kabil´de 150 bin kayıtlı öğrencinin yüzde 40´ı kız öğrencilerdi.

Islamcı yönetim, erkek doktorların, kadın hastalara; kadın doktorların erkek hastalara bakmasını da yasaklamıştır. Kadın sağlık elemanları da çalışırken "burka" giydiklerinden, işlerini yapmalarını çok zor olmaktadır.

Islam yönetimi, müzik dinlemeyi, şarkı söylemeyi, dansı, her türden oyun ve eğlenceyi yasaklamıştır. Çocuk oyunları, onları "Kuran eğitiminden" uzak tutacağı varsayımı ile yasaklanmıştır.

Erkeklere "sakal bırakmak" mecburiyeti getirilmiştir.

Hırsızlık yapanların el ve ayakları kesilmiş, zina yapanlar taşlanarak öldürülmüştür.

Fotoğraf çekmek de "şeytan işi" gerekçesi ile yasaklanmıştır. Diğer yasaklar da şunlardır: Oyuncaklar, terzilerdeki moda dergileri, kadınların makyaj yapması, kaş almak, saçlarını kısa kestirmek, renkli veya beyaz elbise giymek, mücevher takmak, ince çorap ve topuklu ayakkabı, ayak sesinin duyulması, yüksek sesle konuşmak ve gülmek ..

Türkiye Cumhuriyeti´nde kadınlarımız, 76 yıl önce şeriattan laikliğe geçilmesi ile neler kazandıklarının bilincindedirler. Bangladeş, Cezayir, Afganistan, Sudan, Yemen, Iran ve diğer Islam şeriatı ülkelerinde hergün görülen olaylar ve yönetim tarzı, laik devletin önemini anlatmaktadır.

(Prof.Dr Necla Arat´ın , Cumhuriyet´te, 25.05.99 tarihinde yayınlanan makalesinden ve Faik Bulut´un kitabından yararlanılmıştır)

Banglades

Bangledes´li kadinlara uygulanan baski nedeniyle, kadinlar erkeklere uygun görülen islerin haricindeki islere yöneltilir. Yerel mollalarin fetvalari ile hirsizlarin elleri kesilir, zina yapan kadinlar taslanir, kirsal kesimde erkekler dogum kontrolu yapan karilarini bosarlar. Kendi kücük isleri icin banka kredisi alan kadinlara da iyi gözle bakilmaz, cünkü, "kadinlarin ekonomik özgürlük kazanmalari, erkeklerden daha üstün bir yer saglayacagi icin" istenmez. "Tanri´nin planinda bu yoktur" denir. Medrese ögrencileri, kiz okullarini "kizlarin Batililasmasina neden olduklari icin" yakmakta; gecerli kilinmaya calisilan kurallara karsi cikmaya cesaret eden kadinlar, siddet ve ahlaki sansür ile karsilasmaktadirlar.

Cezayir

Bu ülkede olanlar, uluslararasi basinda "uyanikken kabus görmek" olarak tanimlaniyor. Hergün kadinlar kaciriliyor, isknce görüyor, tecavüze ugruyor, sakatlaniyor ve köktendinci silahli grup tarafindan öldürülüyor.

Kadinlar salt "kadin" olduklari icin hedef aliniyor ve tipki ortacagda oldugu gibi, "kötülügü" simgeledikleri düsünülüyor.(Bilinen silahli gruplar arasinda siviller icinde en tehlikelisi ´Silahli Islamci Grup´. Diger gruplar ise Silahli Islamci Hareket ve Islami Kurtulus Ordusu).

Cezayir´de kadinlar örtünmeye zorlaniyor. Silahli islamci Grup, örtünmeden dolasan bütün kadinlari potansiyel askeri hedef olarak tanimlamaktadir. Bu tehdidi daha etkili kilmak icin köktendinciler, 17 ve 18 yasindaki iki liseli kizi otobüs beklerken öldürmüslerdir. Tesettürlü bir kiz arkadasi ile sokakta yürüyen bir baska liseli kiz da, yerel köktendincilerce "örtünmesi" icin uyarilmis, ama örtünmeyi reddedince öldürülmüstür.

Üniversitelerdeki kadin ögretim üyeleri, can güvenligi nedeniyle görevlerinden ayrilmislar, ve Cezayir disina ciktiktan sonra, Cezayir´in her yerinde duvar yazilarinda su sloganin isledigini söylemislerdir:"Cilbab (tepeden tirnaga kapali elbise) giyen kadinlar, Tanri sizi kutsasin; hicap (basörtüsü) takan kadinlar; Tanri size dogru yolu göstersin. Ve siz, kendilerini teshir eden kadinlar, kursunlar sizin icin.."

Cezayir´de bu baski nedeniyle cok sayida kiz ve kadin örtünmeye baslamislardir. Bu konuda 22 yasindaki bir kiz duygularini aciklarken sunlari demistir:"Hicbirimiz örtünmeyi istemiyoruz. Ama korku, düsüncelerimizden ve özgür olma istegimizden daha güclü, korku bizi her taraftan kusatiyor. Anne-babamiz, erkek kardeslerimiz hep bir agizdan, ´Yasamak istiyorsan örtün!´ diyorlar." (Kaynak: Cumhuriyet, 20.05.1999, Prof.Dr.Necla Arat´in makalesi)

Iran

İran´da hicap-çarşaf giymek zorunludur. Örtünmemiş kadına esnafın satış yapması yasaktır. Caddelerde "Hicap giymeyen kadın fahişedir" ya da "Karısı hicap giymeyen erkek, erkek değildir" türünden ibareler yazılıdır. Hicap ya da çarşafsız gezmenin cezası 12 ay hapis veya kırbaçlanmaktır. Eğer kırbaç cezası para cezasına çevrilmek istenirse karşılığı 10.000 tümendir. Ortalama 80 kırbaç cezasının karşılığı bir çalışanın 6 aylık kazancına eşittir.

Kadını cezalandırmak için birçok neden vardır. Mantodaki iri bir düğme, mantonun altın ya da gümüş renginde olması, yırtmaç boyu, çıplak ayak veya ince çorap, oje sürmek...vb. birçok nedenden ötürü kadın cezalandırılabilir. Bunlar yazıya dökülmemiş olduğu için de kadının cezalandırılmasında büyük bir keyfilik hakimdir.

Kadınlar kocasından izin almadan sokağa çıkamaz, babalarının cenazesine bile gidemez. Yolda veya araba içinde bir arada görülen çiftler baba-kız, karı-koca, abla-kardeş olduklarını kanıtlayamazlarsa zina yapmaktan tutuklanırlar. Erkek ve kızlar bir parti/ev toplantısında bir arada yakalanırlarsa hemen evlendirilirler. Erkekler şort giydiği için kadınların futbol gibi spor karşılaşmalarını izlemeleri yasaktır. İran´da üst düzey hiçbir yönetim kadrosunda kadın yoktur.

Kadinlarin carsaf giymek zorundalar. Bu ülkede, "muta nikahı" denilen bir imam nikahı ile erkekler ilekadınlar para karsiliginda "saatlik" surelerle "evlenebiliyorlar"..

Sabah Gazetesinin 22.05.2000 tarihli nüshasında İranlı kadınlarla ilgili şu haber yayınlandı:

"Hayvan kadar değerimiz yok"

ABC televizyonu İranlı kadınların feryadını yayınladı: İnsan hayvanını bile kırbaçlamaz. Ama bizi kırbaçlıyorlar

İranlı bir grup kadın Amerikan ABC televizyonunun progr****** katılarak İran´da kadının ve gençliğin durumunu anlattı. Bu program yüzünden mollalar tarafından soruşturmaya uğrayacaklarını, belki işkence görecek ve kırbaç cezasına çarptırılacaklarını bile bile ABC´ye konuşmayı kabul ettiler. Mollaların zulmünün artık onları korkutmadığını söylüyorlar. Yakında ülkede yeni bir devrim olacağına inanıyor ve "Artık susmayacağız" diyorlar.

Nightline (Gecehattı) programı muhabiri Ted Koppel ile sokak röportajı yapan 4 İranlı kadın, sokakta, okulda, erkeklerle ilişkilerinde ve işte hep saklanmak zorunda kaldıklarını belirttiler. İçlerinden biri sokakta bir erkekle görüldüğünde başına gelenleri şöyle anlattı: "Bir erkekle görülürsem bana ve ona ayrı ayrı kim olduğunu sorarlar. Cevaplar birbirini tutmazsa ve kardeşim ya da kocam değilse ikimizi de alıp götürürler..."

En kötüsü ise gizli ev partilerinde yakalanmak. Erkeklerin ve kadınların birlikte olabildiği bu partiler Devrim Muhafızları tarafından sık sık baskına uğruyor. Katılanlar mahkemeye sevk ediliyorlar. Partilerde yakalanmanın cezası 30 kırbaç.

Ortaçağ gelenekleri:

Kadınlar kırbaç cezasına büyük tepki gösteriyor. "İnsan bunu hayvanına bile yapmaz. Değerimiz hayvandan bile düşük" diyorlar. Partide yakalananlar bekaret kontrolünden geçiriliyor. Bakire olmayanlar birlikte oldukları erkekle zorla evlendiriliyor. Genç İran kadınlarına göre tüm bu uygulamalar İran´ın hâlâ Ortaçağ gelenekleriyle yönetildiğini gösteriyor. İran dışındaki hayatı gördükleri zaman oradaki kadınlar gibi yaşama heveslerini "Başka ülkelerdeki kadınların yaşamlarını konuşmalarını, giyinişlerini görüyorum. Ben de aynı şeyleri yapmayı istiyorum. Ama yapamıyorum ve utanç duyuyorum" diye dile getiriyorlar."

Bir öpücüğe 74 kırbaç

Hürriyet Gazeresi´nde 25.04.2003 günü yayınlanan habere göre, İran´ın önde gelen aktrislerinden Gevher Hayrandiş, bir ödül töreninde genç bir yönetmeni alnından öptüğü gerekçesiyle 74 kırbaç cezasına çarptırıldı, ancak halktan özür dilediği için cezası tecil edildi.

İran Daily Gazetesi´nin haberine göre, 50´li yaşlardaki saygın film ve televizyon aktrisi Gevher Hayrandiş, geçen eylül ayında Yezd kentinde bir festivalde 20 yaşlarındaki Ali Zamani´ye en iyi yönetmen ödülünü verirken elini sıktı ve alnından öptü. Ali Zamani, ünlü aktrisin geçen yıl ölen aktör kocasının öğrencisiydi ve bir anne şefkatiyle başarısının tebrik edildiğini duyurdu.

Kadın-erkek yakınlığının ve toplum içinde öpüşmenin tabu olduğu İran´da bu öpücükle yer yerinden oynadı ve Yezd kentindeki dini liderler sokaklara dökülüp aktrise lanetler yağdırdılar. Protestolarla yetinmeyenler ünlü aktrisi mahkemeye verdiler. Mahkeme, Hayrandiş´e 74 kırbaç cezası verdi. Gevher Hayrandiş,


İçerik Araçları
Hikayenin Kategorisi :  Din Kültürü
Hikayenin Etiketi :  Islam  Uygulamalarindan  Örnekler/12.03.06
Okunma Sayısı :  137
Hikayenin Açıklaması :  Islam Uygulamalarindan Örnekler/12.03.06

Benzer İçeriklerKirk Hadis...
KIRK HADIS 1-) Kim benim sunnetimi diriltirse(ihya eder ve yasaminda tatbik ederse) .....devamı için tıklayın

NASAnın sitesinden bir foto..Kur´an ın evrenselliği bu işte
Kuran-i Kerim (Rahman suresi 37. ve 38. ayetler) Bismillahirrahmanirrahim; Gokyuzu yarildigi zaman acilmis bir gul halini ali.....devamı için tıklayın

Nereden baslamak istiyorsunuz?
Selam Arkadaslar. Basligin sorusu sahsen benim size sordugum soru degil, her birimizin kendine sormasi gereken bir soru......devamı için tıklayın

Melekler Yıkadı
Eshâb-ı kirâmdan Hanzala hazretlerinin henüz yeni evlendiği günün gecesiydi. Sevgili Peygamberimiz, eshâbını toplayarak islâma saldırmak ve yok etmek .....devamı için tıklayın

islamın özü alevilerin yeni sesi cem tv
alevilik islamın özü olmasına rağmen yüz yıllardır çeşitli şekillerde sindirilmiş ve haksızlıklara uğratılmişlardır toplum tarafından yanlış bilinen ç.....devamı için tıklayın

http://www.sihirlikuyu.com