biraz ağlamak istermisiniz!!!!
Garip bir hal yaşıyordu son dönemlerde.Duaya el açtığında göz pınarları coşuyordu.Oysa erkekler ağlamaz diye öğrenmiş;ağlamanın zafiyet,acizlik,ç****izlik olduğu yönünde toplumsal empozelere maruz kalmıştı.Karanlığı,geceyi,sükûtu seviyordu.Odanın ışıklarını söndürdü.Koltuğun arkasına itina ile yerleştirdiği okuma lambası haricinde dış dünyaya çekti perdelerini.Satırlarda dalgalanan okyanusa açılmaktı niyeti.Radyo;lise yıllarından beri vazgeçilmez arkadaşıydı.Karıştırdı FM dalgasını.Minik Serçe şakıyordu:
