Entüisyonizm (sezgicilik)
Distopya (Olumsuz Ütopya)
Olumlu ütopyalar, Batı felsefesinde ta Sokrates´e kadar geri götürülebilecek olan bir düşünsel geleneğin, insanın ve toplumun mükemmelleştirilmesine yönelik köklü bir umudum ürünleriydiler. Bu umut ilk olarak, milyonlarda insanın emperyalist amaçlarla öldürüldüğü 1. Dünya Savaşı ile ciddi bir biçimde sarsıldı.
Ardından, savaşın yol açtığı ahlaksız yozlaşma; 1929 yılında Amerika ve Avrupa´da patlak veren ekonomik "Büyük Bunalım"; 1930´larda Almanya´da Hitlerci barbalığın seçimle iktidara gelişi; SSCB´de "Büyük Temizlik" adı verilen Stalinist terör; ilkinden sadece 20 yıl sonra ve bu defe on milyonlarda insanın öldürüldüğü emperyalist 2. Dünya Savaşı; ve bu savaşın sonunda, ABD´nin teslim olmuş bir halkın üzerine attığı atom bombaları, insanlığa dair bu kötü umudum neredeyse tümden yıkılmasına yol açtı.
Yevgeny Zamyatin´in 1920´de yazdığı ve taraftarı olduğu 1917 Sovyet devriminden doğan yeni devletin baskıcı, teknokratik ve bürokratik bir biçimde yozlaşmaya başlamasını eleştirdiği "Biz" isimli romanı hariç, olumsuz ütopyaların çoğu, İkinci Dünya Savaşını izleyen yıllarda yazılmıştır.
"Karşı ütopyalar", "korku ütopyalar", "karanlık ütopyalar" veya "yeryüzü cehennemleri" de denilen olumsuz ütopyalar, bu adlardan da anlaşabileceği gibi, insanlık için pek de istenilir olmayan, kaçınılması ya da önlenmesi gereken bir toplumsam geleceği betimlerler. Olumsuz ütopyalar, bugünkü toplumsam gelişmenin insanlığı götürmekte olduğuna inanılan olumsuz geleceğe ilişkin birer öngörüdür. Bizi, geleceğimize sahip çıkmamız için uyarmayı amaçlar.
