Havuzda alarm ´göz virüsü´ paniği[Fırlama TİM.]

RSS Feeds

Havuzda alarm ´göz virüsü´ paniği[Fırlama TİM.]


Havuzda alarm ´göz virüsü´ paniği

Havuzda alarm ´göz virüsü´ paniği salgın hale geldi
09 Temmuz 2007 Pazartesi 11:54

getNormalSWF("250", "250", "http://www.ensonhaber.com/images/banner/ekomesaj_banner_250x250_ensonhaber.20070708swf");

“Adenovirüs” adı verilen çok bulaşıcı bir virüsün göz korneasına zarar verdiği, havuz ve kaplıca suları, göz polikliniklerindeki cihazlar ve yetkisiz optik mağazalarında gözden göze denenen kontakt lenslerin salgını tetiklediği bildirildi

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reha Ersöz, yaptığı açıklamada, “gözyaşıyla insandan insana kolaylıkla bulaşabilen ve “Adenovirüs” adı verilen çok bulaşıcı bir virüsün, son aylarda sıkça görülmeye başlandığını ve salgın hale geldiğini belirtti.
Yaz sezonuna girilmesiyle birlikte göz hastalıklarında da artış olduğuna dikkati çeken Ersöz, “Son aylarda polikliniklerimizde yaygın olarak “Adenovirüs” adı verilen çok bulaşıcı bir virüsün konjonktiva ve korneada yarattığı enfeksiyonu görüyoruz. Bu virüs, gözyaşı ile insandan insana kolaylıkla bulaşıyor. Göz polikliniklerindeki cihazlar yoluyla da hastalara bulaşabiliyor” dedi.
Ersöz, son günlerde hastane polikliniklerinin göz hastalığı şikayetleriyle gelenlerle dolduğunu, salgın nedeniyle geçici süreyle kapatılan hastane polikliniklerinin de bulunduğunu belirtti.
Virüsün, kaplıca ve havuz sularıyla bulaşma riskinin yüksek olduğunu belirten Ersöz, “Bu virüs, göze bulaştıktan ortalama bir hafta sonra gözlerde çapaklanma, kızarıklık, şişme, batma gibi belirti ve bulgular gösterir. İki gözde de olma riski yüksektir. İyileşme süresi birkaç haftaya kadar uzayabilir” diye konuştu.
Virüsün salgın hale gelmesindeki bir başka önemli etkenin de hastane polikliniklerindeki cihazlar olduğunu vurgulayan Ersöz, bu nedenle cihazların dezenfekte edilmesinin büyük önem taşıdığına dikkati çekti.
“KONTAKT LENSLER”
Ersöz, gençler arasında yaygın olarak kullanılan renkli lensler ile gözlüğün ağırlığından kurtulmak için tercih edilen numaralı kontakt lenslerin virüs salgınını tetikleyen en önemli faktörlerden biri olduğunu savunarak, şu uyarılarda bulundu:
“Tüm yasa ve yönetmeliklere rağmen yetkisiz optik mağazaları lens satmaya devam ediyor. Optik mağazalarında lensler onlarca, hatta yüzlerce kişi tarafından deneniyor.
Yasalar, optik mağazalarına sadece reçete ile lens satma yetkisi vermiştir. Bu mağazalarda lens denemelerinin yapılmasını kesin olarak yasaklamıştır ve mağazanın kapatılmasıyla sonuçlanır.
Her şeyden önce, göz yapıları ve hijyenik alışkanlıkları nedeniyle lens kullanmaya uygun olmayan kişiler vardır. Örneğin, alerji ya da gözyaşı problemi olanlar, ya da tozlu ortamlarda yaşayanlar sorunlarla karşılaşırlar. Kontakt lenslere ticari bir meta olarak bakılamaz. Hangi lensin size uygun olduğuna karar vermesi için mutlaka göz hekiminize gidiniz ve kontakt lenslerinizi reçete karşılığında alınız.”

N´oluyor bu erkeklere

Son zamanlarda erkek cinselliği ciddi bir sıkıntı içinde!..
09 Temmuz 2007 Pazartesi 12:10

getNormalSWF("250", "250", "http://www.ensonhaber.com/images/banner/ekomesaj_banner_250x250_ensonhaber.20070708swf");

Konu erkek cinselliği oldu mu ortalık karışıyor. Erkekler, cinselliklerini tartışmak bir yana toz bile kondurmuyor. Ama ne var ki son zamanlarda erkek cinselliği ciddi bir sıkıntı içinde!..

Bu durumu üro-androloji uzmanı meslektaşlarım da onaylıyor. Cinsel isteksizlik ve/veya testosteronu düşen, Viagra, Cialis, Levitra kullanan erkeklerin sayısı artıyor. "Erkeklere ne oldu" ve "Testosteron nereye kayboldu" sorularının yanıtını uzmanlar araştırıyor.

ERKEKLERDE cinsel gücün azalması "hipogonadizm" adını alıyor. Hipogonadizm, testislerde yetersiz testosteron üretimi sonucu ortaya çıkan belirtilerin toplamı ve pek çok sebeple oluşabiliyor. Bazen testosteron üreten er bezlerinin -testisler- yetersiz çalışması, bazen bu bezlerin çalışması için gereken talimatların beyin tarafından şu veya bu nedenle yollanamaması, hipogonadizme yol açıyor. Hipogonadizm, çocuk ve genç yetişkinlerde genellikle genetik ve doğumsal sorunlardan kaynaklanıyor. Erkek çocukta tüylenmenin gecikmesi, göğüslerin büyümesi ve diğer cinsel işaretlerin ortaya çıkmaması ilk belirtiler. Ergenlik çağın sonrasında ortaya çıkan hipogonadizm, çoğu kez doğumsal -genetik- değil, edimsel. Yumurtalıkların travmaya maruz kalması, kabakulak ve benzeri enfeksiyonlarda harap olması en sık görülen etkenler.

YÖNETİLEMEYEN STRES

Orta yaş ve sonrasında ortaya çıkan, yani kırklı yaşlardan sonra gelişen testosteron eksikliğinin bir kısmı da yumurtalıklara gelen travmalarla veya enfeksiyon, damarsal problemler, tümörlerle ilişkili olabiliyor. Daha sık görülen bir neden de "yoğun, tekrarlayıcı, yönetilemeyen stresler." Beyinde testisleri uyaran hormon salgılayan hipofiz bezi ile duygusal tepkileri yöneten hipotalamus -hipokampus- limbik sistem isimli bölgelerin yakın ilişkili olması bu durumun başlıca nedenidir. Stresi az, keyfi çok, enerjisi yüksek, başarıya odaklanmış, uykusu iyi, dinlenmesi yeterli, kısacası iç dünyası dengeli erkeklerde beyinden yumurtalıklara gönderilen "Testosteron üret" talimatları sıklaşıyor. Zaman baskısı, işiyle, eşiyle, arkadaşıyla itişip kakışma, tartışma, telaş, iç veya dış çatışmalar ve bunların sonucunda ortaya çıkan endişe, güvensizlik gibi duygular ya da kábuslar, korkular, umutsuzluklar, beynin gönderdiği üretim uyarılarını azaltıyor. İşte bu durumda yavaş ama derinden gelişen ve belirtileri çoğu kez başka nedenlerle karıştırılan "testosteron eksikliği belirtileri"ni ortaya çıkıyor.

Testosteron azalması, erkek ruhunda önemli değişimlere, ciddi medcezirlere yol açıyor. Orta yaşla birlikte başlayan erkek davranışı değişimleri bizim konumuz değil, ama bu yaştaki erkeklerde birdenbire ortaya çıkan "sigorta atmalarının", zaman zaman görülen "elektrik kesilmelerinin", bazen şaşırtıcı hale gelebilen "başını alıp gitmelerin" ve gittikçe sıklaşan "öfke nöbetlerinin" arkasında da, tam tersine "kozasına çekilmelerin", "kepenk indirmelerin" ya da "içine kapanmaların" ve "her sabaha yorgunluk ve baş ağrılarıyla uyanmaların" ardında da işte bu kandaki "mini minnacık testosteron azalmaları" sebep olabiliyor.

ERKEKLERİN BEKLEDİĞİ

Yapılacak en önemli şeyler bu eksikliği yerine koymak ve bu dönemde onlara biraz daha şefkatli davranmak. "Erkek menopozu" diye de tanımlanan "andropoz"un varlığı henüz tartışmalı olsa bile, yaşlanan erkekte testosteron azalması doğal ve beklenen bir süreçtir. Yaşla birlikte testosteron üretimi öyle veya böyle mutlaka azalacaktır. Diğer taraftan yaşlandıkça biyolojik yönden aktif olan serbest testosteron miktarında da düşme kaçınılmazdır.

Erkeklerde davranış kalıplarının iktidar ile yakından ilişkili olduğunu ve erkek iktidarının önemli bir bölümünün testosteronun gücüne bağlı kaldığını unutmamakta ve testosteronu azalan erkeklerde meydana gelen davranış değişikliklerini doğru anlayıp, onlara birazcık hoşgörülü davranmakta yarar var. Yoksa "evden kaçmalar" da, "azgın teke sendromuna yakalanmalar" da, "sigorta atmaları veya elektrik kesilmeleri" de sıklaşacaktır. Yeri gelmişken belirtelim: Bazı uzmanlar "düşük testosteronlu erkeklerin testosteronu yüksek olanlara oranla daha uzun yaşadıklarını" ileri sürüyor. Kararı siz vereceksiniz: Kırk katır mı, kırk satır mı?

HATIRLATMA

Testosteronunuz azalıyor mu?

Testosteron azalmasının sonuçlarını daha önce yazdık ama bir kez daha hatırlatalım. Testosteron azaldıkça kendini iyi hissetme duygusu azalıyor. Depresif bir ruh hali ve yorgunluk, halsizlik gibi yakınmalar başlıyor. Bazılarında sinirlilik, alınganlık, öfke atakları da görülebiliyor. Testosteron azaldıkça uykunun kalitesi bozuluyor, uyku bölünmeleri, uyku derinliğinde azalma, uyku süresinde kısalma gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Testosteronu azalan erkek, eskisinden daha fazla terlemeye başlıyor. Ateş basması bile görülebiliyor. Testosteron azaldıkça kas güçsüzlüğü, kemik yoğunluğu azalması, ağrılar, sızılar uç vermeye başlıyor. Bütün bunlar yetmezmiş gibi yağsız vücut kitlesinin azalması özellikle karın ve belde yağ toplanması erkeği daha huzursuz yapıyor. İşin en kötü yanı, cinsel arzunun yani "libido"nun kaybıdır. Libido kaybı cinsel aktivitede azalmaya, cinsel istekte düşmeye yol açıyor. "Olsa da olur, olmasa da" gibi düşünceler "bugün değil, yarın belki" şeklinde ertelemeler, "biraz hastayım" gibi sığınmalar veya bahaneler ortaya çıkıyor. Dahası ereksiyon kalitesi ve sıklığı da azalıyor. Bu gelişme erkekleri daha da bunaltıyor.

BiR YANIT

Testosteron desteği yararlı mı?

Doktorunuzun kan testleriyle sizin hormon durumunuzu belirlemesini sağlayın. Bu vücudunuzun hangi hormonlara ihtiyacı olduğunu gösterecektir. Testosteron ve östrojen arasındaki denge, erkekler için önemlidir. Hormon yerine koyma tedavisiyle hormonların ikmali her erkek için özel olarak düzenlenmeli ve düzenli takip muayeneleriyle kontrol edilmelidir. Hormonlar eğer yanlış kullanılırsa sağlık riski oluşturabilir. Sadece bilgili ve deneyimli bir doktor sizin ihtiyaçlarınızı doğru olarak değerlendirebilir ve herhangi bir zarar vermeden eklenecek hormonların doğru miktarına karar verebilir. Testosteron miktarını artırmanın en kolay yolu kilo vermektir. Yağ dokusu, testosteronu östrojene çeviren aromataz enzimini yüksek seviyede içerir. Ortalama beş kilo zayıflamak testosteron seviyenizi belirgin olarak yükseltecektir. Deneyimli bir uzmanın desteğini almadan testosteron desteği kullanmamalısınız. Eğer ihtiyacınız varsa testosteron desteklerinden de korkmamalısınız.



İçerik Araçları
Hikayenin Kategorisi :  Sağlık Bilgisi
Hikayenin Etiketi :  Havuzda  alarm  ´göz  virüsü´  paniği[Fırlama  TİM.]
Okunma Sayısı :  118
Hikayenin Açıklaması :  Havuzda alarm ´göz virüsü´ paniği[Fırlama TİM.] şiirleri,sözleri,mektubu,şiirler,sözler

Benzer İçeriklerCennet / İç Dünya...
Tanrı dedi ki ; Zahiri dünyada mutluluk, sadece zahiridir. Dünyada mutluluk okyanustaki bir kayık misali ya .....devamı için tıklayın

Havuzdan çıkınca sabunla duş alın!
Yaz aylarının en büyük keyfi havuzlardan enfeksiyon kapmak istemiyorsanız yüzmeden önce ve sonra mutlaka duş a.....devamı için tıklayın

Neden kilo alıyoruz?
Sebeplerini öğrenin ki sorunu çözün. İşte şişmanlığa sebep olan gizli düşmanlar... .....devamı için tıklayın

Hizla GİttİĞİmİz Nokta!!
*ABD´li oyuncu Halk BERRY , oscar ödülü aldığı törende ,evli olduğu halde ödülü aldığı aktör A. Brody ile "ateşli bir şekilde" öpüşerek tebr.....devamı için tıklayın

Ruh Üflendİ Kaİnata
BİG BANG ’dan SONRA 10.000.000.000 senesi civarıydı. Bugünkünden daha küçük, ama daha hızlı ve hareketliydi kâinat. Büyüyor, serpiliyor, genişli.....devamı için tıklayın

http://www.sihirlikuyu.com